
Vatandaşın en önemli beklentilerinden birinin adalete ve kamu kurumlarına olan güvenin yeniden güçlendirilmesi olduğunu ifade eden Mehmet Pamuk, bunun yolunun iddiaların üzerinin örtülmesinden değil, kayıtların açık ve hukuka uygun şekilde incelenmesinden geçtiğini belirtti.
Son günlerde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın finansal işlemlerine ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Pamuk, söz konusu iddiaların kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Kaya ve eşine ilişkin iddialar kamuoyunda tartışılırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında MKK'dan 7 şirkete ait fonların yatırımcı ve işlem kayıtlarının istendiği bildirildi.
Ortada bir iddia bulunduğunu belirten Pamuk, banka kayıtları, fon hareketleri, alım-satım işlemleri, para transferleri ve mal varlığındaki değişimlerin hukuk çerçevesinde incelenmesi gerektiğini söyledi.
“DEVLETİN ELİNDEKİ KAYITLAR İNCELENMELİ”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan bazı fonlara ilişkin kuruluşlarından tasfiye sürecine kadar yatırımcı ve işlem kayıtlarının talep edildiği, özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026 döneminde fonlardan çıkış yapan yatırımcıların adet, tutar ve bakiye bilgilerinin istendiği kamuoyuna yansıdı.
Pamuk, soruşturma kapsamında istenen kayıtların gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Devletin elinde bu kayıtlar incelenmelidir. Kim ne kadar para yatırmış, hangi tarihte işlem yapmış, hangi tarihte çıkmış, kazanç nasıl oluşmuş, kullanılan kaynak nereden gelmiş; bütün bunların cevabı belgelerde vardır. Hukuk devleti, söylentilerle değil belgelerle hareket eder.”
“KİMSE HUKUKUN ÜSTÜNDE DEĞİLDİR”
Meselenin yalnızca bir kişinin, ailenin veya siyasi partinin meselesi olmadığını vurgulayan Pamuk, kamu görevinde bulunan herkes açısından şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas olması gerektiğini ifade etti.
İktidar mensubu, muhalefet mensubu, iş insanı veya kamu görevlisi ayrımı yapılmadan hukukun uygulanması gerektiğini belirten Pamuk, herhangi bir kişi hakkında kesin hüküm verilmeden önce yargı sürecinin tamamlanması gerektiğini söyledi.
Pamuk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim istediğimiz intikam değil, adalettir. Birilerine gece yarısı operasyonu yapılırken bu siyasetçilere niçin yapılmıyor? Kuvvetli şüphe ve hukuken gerekli şartlar varsa, yetkili makamlar kanunun öngördüğü bütün tedbirleri gecikmeden uygulamalıdır. Mal varlığı tedbiri gerekiyorsa hukuk içinde uygulanmalıdır.”
“GERÇEK CESARET, GÜÇLÜ OLANA DOKUNABİLMEKTİR”
Kamuoyundaki soru işaretlerinin ancak şeffaf bir soruşturmayla giderilebileceğini belirten Mehmet Pamuk, açıklamasını şöyle tamamladı: “Türkiye’nin ihtiyacı, birilerinin üzerine gitmek değil; kim olursa olsun hukukun karşısında aynı ölçünün uygulanmasıdır. Eğer ortada usulsüzlük yoksa bunu belgeler ortaya koyacaktır. Eğer hukuka aykırı bir işlem varsa yine belgeler ortaya koyacaktır. O zaman gereken hukuki işlem de yapılmalıdır. Kamu görevi yapanların, servet hareketleri ve mali işlemleri konusunda milletin karşısında verecekleri hesabın olması demokrasinin gereğidir.
Gerçek cesaret, güçlü olana dokunabilmektir. Gerçek hukuk devleti ise güçlü veya güçsüz ayrımı yapmadan aynı hukuku uygulayabilmelidir. Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilmemeli; fakat hiç kimse de makamı, siyasi gücü veya çevresi nedeniyle denetimin dışında tutulmamalıdır. Bütün kayıtlar incelensin, bütün sorular cevaplandırılsın ve gerçek neyse millet onu bilsin.”
Haberle ilgili henüz yorum yapılmamıştır.