Şehitkamil’de sular durulmuyor. CHP’li Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın şikayetinin ardından geçtiğimiz hafta içerisinde yine CHP’li olan Şehitkâmil Belediye Meclis Üyesi Ersin Atar tutuklanmıştı. Ersin Atar’ın tutuklanmasının ardından Avukat abisi Deniz Atar, bir basın toplantısı düzenledi. Atar, basın toplantısında çok ağır iddialarda bulundu.
EKREM İMAMOĞLU TUTUKLANDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKTI
Atar, sözlerine kardeşi Ersin Atar ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Umut Yılmaz’ın ortaya çıktığını söyleyerek başladı. Atar, ‘‘Umut Yılmaz dün belediye işçilerini topladı. Onlara konuşma yaparak, adeta şov yaptı. Umut Yılmaz, CHP’li iki komisyon üyesi bayanı bekletti, başkanlık makamından içeriye aldırtmadı. AKP’li komisyon üyeleri başkanlık makamına girerken, CHP’li meclis üyelerine, bu şahıs ambargo koydu. Bununla da kalmadı, bu şahıs, CHP’li kadın meclis üyelerinin üzerinin aranması talimatını verdi. Belediye personelinden toplantı yaparken, belediye güvenlik görevlilerinin kendisi için oluşturduğu güvenlik çemberinden geçerek, alana geldi. İşte bu durum, kendisine güvenen Şehitkâmil halkına ihanet ettiğinin kanıtıdır. Umut Yılmaz tedirgin. Umut Yılmaz endişeli. Ne demişti usta şair Nazım? ‘Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanın korkusu. Umut Yılmaz, yeni bir hikaye yazacakmış. Umut Yılmaz’ın yazacağı hikâye, ‘Ceza Hukuku’ kitabının içerisinde.’’
UMUT YILMAZ, BAŞKA PARTİLERLE FLÖRT EDEREK, PARTİSİNE İHANET ETMİŞTİR
Atar, Umut Yılmaz’ın partili olmadığını ve partisine ihanet eden birisi olduğunu kaydederek, sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Umut Yılmaz’ın başka partilerle flörtleşmesi, hakkındaki yolsuzluk iddiaları dolayısıyla flörtünün karşılık bulmaması, Umut Yılmaz’ın partili olmadığını ve partiye ihanet ettiğini göstermiştir. Umut Yılmaz bir şovmendir. Şovmenin kamuoyunu aldatmasına izin vermeyeceğiz. Umut Yılmaz’ın egoist, menfaatçi ve riyakâr yüzünü kendisine inanan insanlara dahi göstereceğiz. Öyle isim vermeden konuşma yapıp, sansasyonel yaptığını düşünüyor ya, ben buradan özellikle kendisine sesleniyorum: Mertsen, sende yürek kırıntısı varsa, şizofrenin ve çakalların kim olduğunu kamuoyuna açıklarsın. Kaçak dövüşmenin hiçbir anlamı yok.’’
BELEDİYEYİ ÇİFTLİĞE ÇEVİRDİN
‘‘Şehitkamil Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddiaları basında ve kamuoyunda sıkça tartışıldı. Yazıldı, çizildi. Şimdi, bazı şeyleri sizlere ilk defa birinci ağızdan anlatacağım. Umut Yılmaz, seçimlerin ardından göreve gelir gelmez ne dedi? Liyakat. Seçimden önce ne dedi? Liyakat. Ancak, atamalar ve işe alımlar, kendisine yandaş bir kitle oluşturduğunu gösterdi. Örneğin kentin önde gelen restorancılarından Uğur Acıoğlu dururken, Göl Kafe’yi, mimar birisine emanet etti. Şehitkamil Belediyesi’nin bütçesinin yüzde 60’tan fazlasını, çocukluk arkadaşı, en yakın kankasına, teknik bilgisi olmayan birisine emanet etti. Şehitkamil’de yüzlerce liyakatlı insan dururken, sırf kendisine yakın diye, fizik mühendisi liderliğindeki Mersin ekibine, belediyenin beynini teslim etti. Satın alma birimini, abisinin çocukluk arkadaşlarına teslim etti. Bu kişiler, belediyedeki müdürlere talimat verir noktaya geldiler. Resmi olarak atanmayan ve resmi bir sıfatı olmayan bir kişiyi, muhtarlıktan sorumlu olarak tanıttı. Kamu görevini, usulsüz üstlendirdi. Çocukluk arkadaşlarını, okul arkadaşlarını, lise arkadaşlarını en kritik görevlere getirdi. Liyakatin yerini arkadaşlık aldı. Sen, kendine bir çiftlik kurdun. Hanımının arkadaşlarını belediyenin şirketine atayıp, belediyede yetkili konuma getirdin. Çocuğunun arkadaşının annesini, kent konseyine atadın. Hangi birisinden bahsedeyim? İsim isim bunlar bizim belleğimizde.’’
ELEŞTİRDİĞİN ÇİFT MAAŞ GELENEĞİNİ SEN SÜRDÜRDÜN
‘‘CHP İlçe Başkanlığı zamanında, kamudan birkaç maaş alan isimleri eleştirdin. Şehitkamil Belediyesi’nden örnekler verdin. Rıdvan Fadıloğlu’na seslenerek, ‘Fadıloğlu, kamu bütçesini birilerine peşkeş çekiyorsun’ dedin. Ama aynı isimlere, kamuda birkaç maaşı sen verdin. Bu hareketin bile, AKP vari bir harekettir. Uyardık, dinlemedin. Çünkü, güç gözünü kör etmişti, zehirlenme yaşıyordun. Örneğin, Şahinbey’de siyaset yapan Arkın Bereketoğlu’nu, sırf abinin milletvekili adaylığına destek vermesi için, Şehitkamil’e getirdin. Başkan yardımcısı yaptın. Daha sonra da, belediye şirketinin yönetimine getirdin. Çift maaşı, sen verdirdin. Yine isim olarak Ziya Yaprak. Bu kişi hem müdür, hem belediye şirketi yönetim kurulu üyesi. Kamuda çift maaşı AKP getirmişti. Sen de onların geleneğini sürdürdün. Kalkıp CHP’nin ilkelerinden bahsetmek, senin ağzına yakışmıyor. Senin adaletli birisi olduğunu biliyoruz. Onun için sana yakın isimlere yüksek maaşlar, liyakatli insanlara, düşük maaşlar verdirttin. Müdür maaşından daha yüksek alan, işçiler var.’’
KİŞİSEL İŞLERİN İÇİN GİTTİĞİN İSTANBUL İÇİN, GÖREV YOLLUĞU ALDIN
‘‘Sen şeffafsın. Boğazından bir kuruş bile haram lokma geçmedi değil mi? Sen, bizzat benim de şahit olduğum, İstanbul’da kişisel işlerin için gittiğin bir gezi de bile görev yolluğu aldın. Sen, belediye görevi için gitmiş gibi gösterip, görev yolluğu alan birisin. Şimdi size, birkaç arsa satışlarından bahsedeceğim. Umut Yılmaz, basın toplantısında, ‘Ben, hiçbir arsa satışı geçirmedim. Rıdvan Fadıloğlu döneminde geçen arsaları satıyorum’ dedi. Ama, basın toplantısının ardından, 238 arsanın satışı için meclisten yetki aldın. Bu satışlara itiraz eden meclis üyelerini ise, AKP ile işbirlikçi olarak suçladın. Hani biz kamucuyduk? Şimdi gelelim, satışını yaptığın arsaların ihalelerine. Aydınlar Mahallesi’nde bir arsayı satmak için ihaleye çıktın. 6 katılımcı ile gerçekleşen ihaleyi, 40 milyon 500 bin TL’ye verdim dedin, canlı yayında ‘hayırlı olsun’ dedin. Daha sonra encümen üyelerini topladın, burayı 50 milyona yeni bir alıcıya satacağım diye, ihaleyi iptal ettin. Sonra yeniden ihaleye çıktın. İlk ihalede 37 milyon verip, çekilen firmaya, 43 milyona verdin. 50 milyona vereceğim dediğin yeri, 43 milyona verdin. Bu firmaya ihaleyi verdin ama, bu firma da parası olmadığı için, arsanın parasını yatıramadı. Ve, geçici teminatı, yanmak üzereydi. Daha sonra ihaleyi tekrar iptal edip, yeniden ihale açtın. Bu sefer, Diyarbakırlılara, 43 milyona verdin. 50 milyona vereceğin yeri, neden 43 milyona verdin? Şimdi merak ediyoruz: İlk ve ikinci ihaleyi kazanan firmalardan ne sıkıntı yaşadın? Bunlarla, ne pazarlık yaptın?’’
MRF İNŞAAT İLE NE TÜRLÜ KİRLİ PAZARLIKLAR YAPTIN?
‘‘Yine Aydınlar Mahallesi’nde sanayi vasıflı arsanın güncel metrekaresi 15 bin TL olması gerekirken, bir firmaya metrekaresini 10 bin 800 TL’den neden verdin? 11 milyon TL kamu zararı oluşmasına sebep oldun mu, olmadın mı? Ne türlü kirli pazarlıklar yaptın? Bunu Şehitkamil halkına anlatman gerekiyor. Yine bir inşaat firması var MRF. Seçimden önce ‘Gelirsem, hesap sormazsam namerdim. Babamın kemiğini sızlatıyor’ dediğin MRF inşaat. Seçimden sonra, MRF İnşaat ile ne türlü kirli pazarlıklar yaptın? Arkadaşına kurdurduğun şirket vasıtasıyla, MRF İnşaat’tan dolaylı yollardan kazanımlarda bulundun mu, bulunmadın mı? Şimdi, belediyeye ait bir beton santrali var. MRF İnşaat, burada işgalci konumunda. Hesap soracak adam, göreve gelir gelmez işgalci konumdaki adama hemen burayı terk et derdi. Ersin Atar’ı meclisten attırmak için sarf ettiği çabayı, MRF için yapardı. Ama bunu tercih etmedi. Neden? Bunu da kamuoyuna soruyoruz.’’
SAVCILIKTAN NEDEN KORKUYORSUN?
‘‘Beton santrali bulunan arsayI metrekaresi 14 bin TL’den satışa çıkarttın. Oysa buranın değeri, üstünde beton santrali olması hasebiyle, en az 30 bin TL. İhale açılış bedeli 279 milyon, ihale kapanış bedeli 280 milyon. Orayı MRF’ye verdi. Fakat, bilmediği bir şey vardı. Şehitkamil halkının hakkını savunan meclis üyesi, ‘Ben bu satışa şerh düşeceğim’ dedi. Ersin Atar, bunu kamuoyunda dile getirdi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin MRF’ye vermiş olduğu bir ihaleye, şerh düştü. Sen ne yaptın? Alelacele bu ihaleyi iptal etmek zorunda kaldın. Her yerde hukukçu olduğunu, ‘Benim bir şeyim olursa, savcılığa verin’ diyorsun. O halde, savcılıktan neden korkuyorsun? Neden yanında bulundurduğun insanlara, ‘Bak, beni savcılığa şikâyet ediyorlar. Bundan dolayı ben partimi terk edeceğim gibi serzenişlerde bulunuyorsun? Hani savcılıktan korkmuyordun? Savcılıktan korkmayan bir insan, açık bir şekilde savcılığa gider, ifadesini verir.’’
UMUT YILMAZ DÖNEMİNDE SATILAN TÜM ARSALARIN, SAVCILIK TARAFINDAN İNCELEMEYE ALINMASI GEREKİYOR
‘‘Kanun der ki, burada usulüne uygun, taşınmaz değerlendirmeleri yapman gerekir. Fakat, sen burada usulüne uygun taşınmaz değerlendirmeleri yapmadın. Normalde SPK lisanslı, bir değerleme firmasından, bu arsaların değerlerini biçtirmen lazımdı. Fakat, sen ne yaptın? Yanında bulunan çocukluk arkadaşının veya belediye başkan yardımcının Şahinbey’den arkadaşlarına, ‘Ağam buranın değeri neder?’ dedin, ona göre ihaleye çıktın. Tabi, burası babanın çiftliğiydi ya. Buraları o şekilde satacağını düşündün. Ama, yanıldığın bir nokta vardı, yürekli encümen üyeleri sana ‘dur’ dedi. Şunu belirtmek isterim ki, Umut Yılmaz döneminde satılan tüm arsaların, savcılık tarafından incelemeye alınması gerekiyor. Çünkü, hiçbirisinde SPK değerlendirme raporları bulunmamaktadır. Biliyorsunuz, suçsuz bir şekilde tutuklandığını bildiğimiz Beşiktaş belediye başkanımıza yöneltilen suçlama bu idi. Halbuki Beşiktaş belediye başkanımız, SPK değerlendirme raporunu almıştı.’’
ŞEHİTKAMİL’DEKİ KAÇAK YAPILARI NEDEN YIKMADIN?
‘Şehitkamil Belediyesi sınırları içerisinde birçok yapı var. Bu yapılar, kaçak. Bunlara ilişkin liste elimizde var. Ancak ben size, üç tane kaçak yapıyı söyleyeceğim. Bunlardan birisi, Teymurlar’ın yeri olarak bilinen bir yer. İkincisi, Umut Yılmaz’ın abisi Özgür Yılmaz’a ait olan Kulis Kafe. Diğer bir yer ise, Giray Turizm’in sahibi olan Şerif Dalgıç’a ait olan 15 Temmuz Mahallesi’ndeki bir anaokulu. Şimdi, Teymurlar’ın kaçak yapısına göz yummak karşılığında, ‘Ben, 5 bin bisiklet bağışı ile bunun üstünü kapatacaktım’ dedin mi, demedin mi? Abin Özgür Yılmaz, kafenin olduğu apartman sakinleri ile kavga etti mi? ‘5 yıl buranın kralı biziz. Bir şey yapamazsınız. Sizinle uğraşırım’ diye, apartman yönetimini tehdit etti mi, etmedi mi? Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda, Özgür Yılmaz’a ait olan yerin kaçak yapı olduğu ve ivedilikle yıkılması gerektiği belirtildi mi, belirtilmedi mi? Bugüne kadar herhangi bir işlem yaptın mı? Yapmadın. Yine, rekabetin engellendiği araç kiralama ihalesini verdiğin firmanın sahibine ait olan anaokulunu neden yıkmadın? Umut Yılmaz, bu kaçak yapılara neden göz yumdun? Bundan dolayı, ‘Deniz Atar, beni cimere şikayet ediyor’ demiştin. Evet, ben şikâyet etmedim. Sadece, bilgi edinme kanunu kapsamında bilgi talep ettim. Ve, bu anaokulun neden yıkılmadığını sordum. Sen ise tuttun, parti kamuoyunda beni linç ettirmek istedin. Ben, sana açık bir şekilde soruyorum: ‘Neden yıkmadın? Neyin karşılığında yıkmadın?’’
PAPAĞAN ALMA YOLUYLA KAMUYU 100 BİN TL ZARARA UĞRATTIN
‘‘Kuşçu başkan. Şehitkamil halkı açken, seçimden önce emekliye, kadınlara verdiğin sözler ortada. Göreve geldikten sonra ne yaptın? KDV hariç 200 bin TL’den, 2 tane papağan aldın. Papağanı aldığın yere, papağanın fiyatını sordum. Cevap, KDV dahil 75 bin TL. Sen, bir papağan alımından bile kamuyu 100 bin TL zarara uğratan bir insansın. Papağan alırken bile kamuyu 100 bin TL zarara uğratan kişi, Şehitkamil’in 8 milyarlık bütçesini yönetecekmiş. Buna, papağanlar bile güler.’’
ELİMİZDEKİ BİLGİ VE BELGELERİ, YARIN İTİBARİYLE SAYIN SAVCILIĞA SUNACAĞIZ
‘‘Hançerlendim diyorsun. Bırak bu ucuz şovları. Hançer senin ve ekibinin elindeydi. Sen, Şehitkamil halkının iradesini hançerledin. Sen, kendini hançerledin. Seni, abin Özgür Yılmaz hançerledi. Seni, seçim öncesi sana küfredip, seçimden sonra kurmay ekibi olarak seçtiğin insanlar, hançerledi. Ersin Atar’ın korkusundan, ihale yapamaz hale geldin. Bunu, her platformda da dile getirdin. Ersin Atar’ın korkusundan, denetim komisyonu seçimlerinde açık oylama yaptırdın. Mahkeme, senin hukuksuzluğuna ‘dur’ dedi. Hani diyordun ya, ‘Hele oku oku, kanun maddesi oku. Sen, okuduğun kanun maddelerini bilseydin, mahkeme sana, ‘Haksızlık ve hukuksuzluk yapıyorsun Umut Yılmaz’ demezdi. Senin hukuk bilmediğin, yargı kararları ile tescillenmiştir. Ben, sana şunu söyleyeyim: Ersin Atar’ın sana çok selamı var. Korkulu rüyaların olmaya devam edecek. Elimizdeki bilgi ve belgeleri, yarın itibariyle sayın savcılığa sunacağız. Sen, bir hukuk danışmanı şirketi aldır. Ceza hukuku içindeki maddeleri bir araştırsın o ekip.’’
İLÇE BAŞKANI, GÖREVİNİ YAPMADI
‘‘Son sözüm ise, CHP il ve ilçe yönetimine. Olağanüstü koşullar, olağanüstü koşullarda karar almayı zorunlu kılar. Bizler konuştuk. Sizleri, defalarca uyardık. Ama sizler, sessiz kaldınız. CHP Şehitkamil ilçe başkanı Hurşit Yıldırım’a, Umut Yılmaz’ın MRF ile dolaylı yoldan anlaştığını, çocukluk arkadaşına kurdurduğu şirketleri bahsetmeme rağmen, benim yanımda tepki verirken, Umut Yılmaz’ın yanına gidip, saf tuttu. ‘Bunlar, senin hakkında böyle konuşuyor’ dedi. Sen, CHP ilçe başkanısın. Bunları, araştırmakla yükümlüsün. Benimle ilgili alelacele yönetimini toplayıp, beni disipline sevk ediyorsun. Peki, bu kadar pisliğe bulaşmış birisi ile ilgili neden susuyorsun? Şimdi, susma zamanı değil. Partisine ve Şehitkamil halkına ihanet eden birisinin resmi kaydını yırtın, ihraç belgesini ise Şehitkamil Belediyesi’ne asın.’’
Haberle ilgili henüz yorum yapılmamıştır.