
Pazartesi günü yapılan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mayıs ayı oturumuna 64 madde getirildi. Meclis gündemine gelen maddeler içerisinde en önemli olanlarından birisi ise 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı içerisinde 5 bin metrekare alan içerisine dönme dolabın yapılması için Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılması için yetki verilmesi idi.
AVRUPANIN BİRÇOK ŞEHRİNDE ÖRNEĞİ VAR
Belediye başkan vekili Halil Uğur ve bazı belediye yetkilileri, konu hakkında meclisi bilgilendirdi. Yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi:
* Şehrimiz, bir kültür şehridir. Bu nedenle, ciddi turist almaktadır. Kentimizdeki hem kültürel etkinliklerin artması, hem de şehrimize gelecek turistlerin faydalanabileceği etkinlikleri ne yapabiliriz diye çalışma yaptık. Bu bağlamda gelen teklifleri de değerlendirdik.
* Yap-işlet-devret modeliyle belediyemizden bir kuruş çıkmayacak bir şekilde yaklaşık 3,5-4 milyon dolara yakın bir bedele mal olacak dönme dolap projesine karar verdik. Büyükşehir ve kamu kaynaklarından para çıkmayacak bir proje.
* Dünyadaki uygulamalara baktığımızda, örnekleri incelediğimizde Avrupa’nın birçok kentinde turist çeken başkentlerde olan dönme dolap şeklinde bizim lunaparklardaki 20 metrekare şeklinde olanlar değil, 63 metrelik Gaziantep’in her tarafını görebileceğimiz bir cihaz.
* Bu cihaz, Londra gibi çoğu Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerinde var. Arkadaşlarımız teknik olarak inceledi. Tüm vatandaşlarımızın yararlanması adına 63 metrede kentin her yerini görebilecek yer olarak 100. Yıl Parkı’nı uygun gördük. Önümüzdeki günlerde, çalışmalara başlayacağız.
* Şu anda 100. Yıl Parkı’nı restore ediyoruz. Valiliğin hemen arkasında bulunan betonarme bir alan vardı. Oraya kurulacağını belirtmek istiyoruz. Konum olarak merkezi noktada olması, tramvay ve yarın metro gelecek olması açısından, diğer ulaşım araçlarının da güzergahı bir yer. O alanda bir tane bile ağaç kesilmeyecek. Çünkü o alanda ağaç yok. Ayak basma yerlerine baktığımızda 30 metreye 15 metre ayak basma yeri olacak.
* Bin metrekarelik bir alanı kapsayacak. Tabi ki, etrafında sosyal donatı alanları olacak. Oraya yakışır bir yer olacak. Herhangi bir aksi durum olmadan, bu projeyi tamamlayacak inşallah. Zaten konuşmada teferruatları konuşacağız. Tüm detayları konuşacağız. Yeri satmıyoruz, kimseye vermiyoruz. Sadece yerine getirip takacaklar. 20 yıllığına vermeyi düşünüyoruz.
Biz, tek alternatif üzerinde çalışmadık. 4 alternatif alan belirledik. Bu alternatif alanların içerisinde en ideal yer, parkın içerisi. Bu lokasyonu belirlerken adım sayısını, araçsız ulaşımı, turistlerin gezdiği lokasyonları ve buna benzer çok sayıda parametreyi bir arada buluşturarak, bu yere karar verdik. Diğer Avrupa ülkelerinde bu yerler hep kent meydanında. Buradaki asıl amaç, kentin yaşayanları bunu bir iki defa deneyimleyebilirler. Ama şehre günü birlik, bir iki günlük turizm amacıyla gelenlerin burada panoramik olarak şehri görmelerini hedefliyor. O nedenle, bu alanın olmasına karar verdik.
MUHALEFETİN TEPKİLERİ VARDI
Proje ile ilgili muhalefetten eleştiri ve tepkiler yükseldi. Muhalefetin proje ile ilgili tepkileri şu şekildeydi:
* Gençler ve çocuklar için güzel bir proje. Turistlik bir şehirde bunlar olmalıdır. Ancak, bu cihazın kurulacağı yerde araç otopark sıkıntısı var. Orada hâlihazırda ticaret odası, tapu müdürlüğü, iş merkezleri var. O nedenle daha geniş bir alana kurulsa iyi olur. Bu proje ile orada ciddi bir trafik sıkıntısı yaşanacaktır. Alan çok dardır. Bu projenin kafelerin, oturma alanlarının olduğu geniş alanda yapılırsa daha güzel olacaktır.
* Bu projenin 5-10 yıllık bilimsel raporları var mı? Yok. Bu devasal dolabın alebenin rüzgâr koridorunu tıkamayacağına dair bir simülasyonunuz var mı? Parkın mikro klimasını nasıl bozacağınıza dair bir uzman raporu, görüşü var mı? Yok.
* Her fırsatta ortak akıl diyorsunuz. Sormak lazım. Bu projenin neresinde akıl var, neresinde fikir var. New York’ta 1800 yıllarda Centr Park yapılırken ticari alanlar, eğlence alanlarını sokmaya çalışmışlar. Ama, o günün vizyoner şehir plancıları, bu parkın kentin akciğeri olduğunu, buraya girecek her ticari yapının şehri boğacak bir kanser hücresi dediler ve öyle de kaldı. Elin oğlu 150 yıl önce bu bilince erişmişken, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi teknoloji çağında bu bilince erişememiş.
* Bu şehrin siluetini bozarsanız, iklimine kastederseniz, eko sistemine beton dökerseniz, o fırtınalarda, o sel sularında kalan insanların vebali sizin boynunuza.
* Bu memlekette, 2020 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir söz verildi. Memleketin en büyük camii yapılacaktı. Tugay arazisi içerisinde 30 bin metrekare ağaç katledildi. Ve, iki yıl içerisinde o cami bitirilecekti. Yıl 2026 ama cami bitirilmedi. Halihazırda ağaçlar kesilmişken, katledilmişken o alana yapalım. O alanın rakamı daha yüksek.
Haberle ilgili henüz yorum yapılmamıştır.